Antalya’da neredeyse her iş kolu takvime bağlı çalışıyor. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nın verilerine göre şehir Türkiye’nin altıncı büyük ekonomisi ve 2024’te 17 milyon ziyaretçi ağırladı. Konuk profili de belli: 2025’te Antalya’ya en çok gelen ülkeler sırasıyla Rusya, Almanya, İngiltere ve Polonya oldu; Rusya ile Almanya tek başına dış hat yolcu trafiğinin yaklaşık %45’ini oluşturdu. Turizmin hemen yanında ikinci büyük kalem tarım: Antalya, Türkiye’nin en geniş sera alanına sahip ili ve yaş meyve sebze ihracatı 2024’te toplam ihracatının yaklaşık %31’ini karşıladı. Üçüncü sacayağı gayrimenkul; yabancıya konut satışında Alanya yıllardır ilk sırada. Bir de ASBAŞ Antalya Serbest Bölgesi var: mega yat üretiminden tıbbi ürünlere uzanan, tamamen ihracata dönük ayrı bir dünya.
Bu dört dünyanın ortak noktası şu: müşteri çoğunlukla Türkiye’de değil ve Türkçe konuşmuyor. Bu yüzden Antalya’da bir web projesi aslında bir dil ve rezervasyon projesine dönüşüyor. Biz üçbiriki creative olarak Ankara’da çalışıyoruz — Saray Fatih Mahallesi, Twin Towers — ve Antalya’da ofisimiz yok. İşleri uzaktan yürütüyoruz, bunu baştan söylüyoruz. Tesisinizi yerinde görmek elbette güzel olurdu, ama projeyi belirleyen şey bu değil; belirleyen şey hangi pazara hangi dilde seslendiğiniz, rezervasyonun nereden alındığı ve sezon başlangıcına kaç hafta kaldığı.
Sezon takvimi her şeyi belirliyor
Antalya projelerinde en pahalı hata, işi yanlış ayda başlatmak. Erken rezervasyonun konuşulmaya başlandığı kış aylarında sitesi hazır olmayan bir tesis, sezonun ilk dilimini kaybediyor ve bunu yaz ortasında telafi edemiyor. Bu yüzden takvimi ileri değil geriye doğru kuruyoruz: yayın tarihini sabitleyip içerik, çeviri ve fotoğraf teslimlerini o tarihe göre planlıyoruz. Fotoğraf konusu özellikle kritik, çünkü tesis fotoğrafları çoğu zaman ancak sezon içinde çekilebiliyor; geçen yılın görselleri elinizde yoksa proje daha başlamadan bir yıl gecikebiliyor.
İkinci kural, yüksek sezonda büyük değişiklik yapmamak. Temmuzda site yapısını değiştirmek, rezervasyon akışını çalışırken sökmek anlamına geliyor. Sezon ortasında yapılacak iş düzeltme, fiyat güncellemesi ve içerik eklemesiyle sınırlı kalmalı. Pratik sonuç şu: kasım–şubat aralığı yeni bir site için doğru zaman, mayıs–eylül aralığı değil.
Hangi konuk hangi dilde arıyor?
Çok dilli site kurmak, menüye birkaç bayrak eklemek değil. Her pazarın sayfada beklediği bilgi farklı, bazılarında teknik gereksinim de değişiyor.
| Pazar | Site dili | Sayfada öne çıkması gereken | Teknik not |
|---|---|---|---|
| Rusya | Rusça | Fiyat, dâhil olan hizmetler ve iptal koşullarının net yazımı | Rusça yazışabilen bir iletişim kanalı şart |
| Almanya | Almanca | Ayrıntılı tesis bilgisi, ulaşım mesafeleri, resmî şartlar | Eksik bilgi doğrudan güven kaybına yol açıyor |
| İngiltere | İngilizce | Tarihe göre uygunluk ve anlık fiyat görünürlüğü | Takvimin mobilde hızlı açılması gerekiyor |
| Polonya | İngilizce, mümkünse Lehçe | Paket ve tur içeriğinin kapsamı | Zayıf çeviri, konuğu tur operatörüne yönlendiriyor |
| Körfez ülkeleri | Arapça | Aile ve mahremiyet düzenlemeleri, mutfak bilgisi | Sağdan sola yazım desteği tasarımı baştan etkiliyor |
| Türkiye içi | Türkçe | Son dakika fırsatları ve doğrudan iletişim | Telefon ve mesajlaşma bağlantısı görünür olmalı |
Her tesisin altı dile birden ihtiyacı yok. Kendi konuk kayıtlarınıza bakıp ilk üç pazarı seçmek, altı dili yarım yamalak yapmaktan çok daha iyi sonuç veriyor. Diller sonradan da eklenebiliyor; yeter ki site ilk günden çok dilli olacak şekilde kurulmuş olsun.
Rezervasyon akışı: motor, form ya da mesajlaşma
Antalya’daki işletmelerin rezervasyon yapısı kabaca üç gruba ayrılıyor ve site kurgusu buna göre tamamen değişiyor. Kanal yöneticisi ve rezervasyon motoru kullanan tesislerde sitenin görevi, konuğu en kısa yoldan motora taşımak ve motorun dışında hiçbir çelişkili fiyat göstermemek; sitede yazan fiyatla motorda çıkan fiyat farklıysa konuk ikisine de güvenmiyor. Butik tesisler ve kiralık villalarda genellikle talep formu yeterli oluyor; burada önemli olan formun tarih, kişi sayısı, çocuk bilgisi ve pazar bilgisini toplaması, böylece dönüş yapan kişinin baştan bir fiyat verebilmesi. Üçüncü grup — küçük pansiyonlar, tekne turları, transfer firmaları — işi pratikte mesajlaşma üzerinden yürütüyor; onlar için doğru kurgu, hangi sayfadan yazıldığını da taşıyan bir mesaj bağlantısı olması. Bu üç senaryodan hangisinin size uyduğunu ilk görüşmede netleştiriyoruz, çünkü seçim sonradan değişirse sitenin önemli bir kısmını yeniden ele almak gerekiyor.
Yabancıya konut satan emlak ofislerinde durum farklı
Alanya, Kepez ve Konyaaltı çevresinde yabancı alıcıya çalışan emlak ofislerinde site bir vitrin değil, satış sürecinin ilk adımı. Alıcı kendi ülkesinden bakıyor ve çoğu zaman fiziksel olarak gelmeden ilerlemek istiyor. Bu yüzden portföy sayfalarının fiyatı döviz karşılığıyla göstermesi, konumun harita üzerinde net olması, tapu ve oturma izni sürecinin alıcının kendi dilinde adım adım anlatılması işin merkezine oturuyor. Sık atlanan bir ayrıntı da şu: aynı konutun fotoğrafları kadar çevresinin fotoğrafları önemli, çünkü uzaktan bakan alıcı mahalleyi hiç bilmiyor.
Portföy sayısı arttıkça listeleme, filtreleme ve ilan yönetimi hazır bir tanıtım sitesinin sınırlarını aşıyor. Yüz ilanı elle yönetmek mümkün, beş yüzü değil; o noktada tanıtım sitesi yerine ilan yönetimi olan bir yapı gerekiyor ve bu Kurumsal kapsama giriyor. Fiyat aralıklarının nasıl oluştuğunu görmek isterseniz 2026 web sitesi fiyatları yazımıza bakabilirsiniz.
Antalya’ya gelmeden nasıl çalışıyoruz?
Uzaktan yürüyen bir Antalya projesinde ritmi sezon belirlediği için süreci sıkı tutuyoruz. Açılış toplantısı görüntülü yapılıyor; otellerde satış ve ön büro tarafından birer kişinin bulunması işi belirgin şekilde hızlandırıyor. Sözleşme e-imzayla tamamlanıyor. Fotoğraf, oda tipleri, fiyat politikası ve çeviri metinleri gibi kalemler ortak proje panosunda tarihli maddeler hâlinde duruyor; sezon yaklaştıkça neyin geciktiği tartışma konusu olmuyor, panoda görünüyor. Ara teslimleri ekran paylaşarak birlikte geziyoruz. Yayın gününde yönetim paneli eğitimini kaydediyoruz, çünkü turizmde personel dönüşümü yüksek ve aynı eğitimi altı ay sonra yeni gelen arkadaşınız tek başına izleyebiliyor. Hangi şehirlerde bu düzenle çalıştığımızı hizmet bölgelerimiz sayfasında listeledik.
Sera, kesme çiçek ve serbest bölge tarafı
Antalya’nın turizm dışındaki yüzü genellikle gözden kaçıyor, ama web tarafında en net tanımlı ihtiyaç orada. Sera işletmeleri, kesme çiçek ihracatçıları ve serbest bölgedeki üreticiler için site bir rezervasyon aracı değil, bir tedarikçi dosyası: ürün çeşitleri, sezon takvimi, paketleme ve soğuk zincir bilgisi, ihracat yapılan ülkeler, sertifikalar ve sevkiyat kapasitesi. Bu sayfaların Türkçe yanında İngilizce ve çoğu zaman Rusça olması, doğrudan alıcı tarafındaki karşılığı belirliyor. Yat, tıbbi ürün ve tekstil tarafındaki serbest bölge firmalarında ise sayfa neredeyse tamamen İngilizce kuruluyor ve Türkçe sürüm ikincil kalıyor. Kurgu turizm sitelerinden tamamen farklı olduğu için bu projeleri ayrı planlıyor, otel şablonlarını hiç kullanmıyoruz.
Fiyatlar ve ilk adım
Tek dilli, tanıtım ağırlıklı bir site için Başlangıç 18.500 ₺; çok sayfalı ve daha kapsamlı kurumsal yapı için Profesyonel 34.900 ₺. Üç ve üzeri dil, rezervasyon entegrasyonu ya da ilan yönetimi devreye girdiğinde Kurumsal kapsama geçiliyor ve teklife bağlı ilerliyoruz. Sezon boyunca içeriğin canlı kalması için sosyal medya yönetimi 12.500–34.900 ₺/ay aralığında; içerik üretimi 6.500 ₺/ay; bakım ve destek 2.500 ₺/ay; hosting ve alan adı 3.900 ₺/yıl. Sezonunuza kaç hafta kaldığını ve hangi pazarlara seslenmek istediğinizi yazarsanız, gerçekçi bir takvimle birlikte dönüş yapıyoruz — teklif formu bunun için yeterli.