Ankara’da sosyal medya ajansı seçerken fiyat listesi karşılaştırmak en az işe yarayan yöntemdir. Farkı yaratan şey, hesabınıza kimin bakacağı, çekimin dahil olup olmadığı, reklam hesabının kimin adına açılacağı ve anlaşmadan nasıl çıkacağınızdır. Aşağıdaki on soruyu ilk toplantıda sorarsanız, ajanslar arasındaki gerçek farkı yarım saatte görürsünüz.
1. Ekip kaç kişi ve benim hesabıma kim bakacak?
Toplantıya gelen kişiyle işi yapan kişi çoğu zaman aynı olmuyor. Sorunuz net olsun: metni kim yazacak, tasarımı kim yapacak, kampanyayı kim kuracak, siz gün içinde kiminle yazışacaksınız.
İyi cevap: Ekipteki kişi sayısını, kimin neyi üstlendiğini ve muhatabınızın adını söylerler. Küçük bir ekipse bunu saklamazlar; üç kişilik bir yapının üç kişilik olduğunu söylemesi zayıflık değil netliktir.
Kaçının: “Geniş bir kadromuz var” deyip tek isim vermeyen ya da her görüşmeye başka birini gönderen yapılar. Bir de işin tamamı dışarıya dağıtıldığı hâlde bunun söylenmediği durumlar.
2. Aynı anda kaç müşteriye bakıyorsunuz?
Bu soru kabalık değil, kapasite ölçmedir. Bir kişinin gerçekten takip edebileceği hesap sayısı sınırlıdır. Sayı şişince içerik şablonlaşır, yorumlar geç yanıtlanır, çekimler ertelenir.
İyi cevap: Rakamı açıkça söylerler ve “şu an kapasitemiz dolu, iki hafta sonra başlayabiliriz” demekten çekinmezler. Sınırını bilen bir ekip, işini de biliyordur.
Kaçının: Müşteri sayısını başarı göstergesi gibi sunanlar. Sekiz kişiyle altmış hesaba bakıldığını duyuyorsanız, sizinki o altmışın içinde kaybolacak demektir. Doğrudan rakibinizle çalışıp çalışmadıklarını da burada sorun.
3. Çekim dahil mi, kaç günde bir geliyorsunuz?
Tekliflerdeki en büyük gizli fark budur. Bazı paketler yalnızca tasarım ve metin içerir; yani görseli siz göndereceksiniz. Bazıları ayda bir çekim günü barındırır. İkisinin rakamı benzer görünür ama aldığınız iş tamamen farklıdır.
İyi cevap: “Ayda bir gün geliyoruz, yarım gün fotoğraf yarım gün video, çıkan malzeme bir aylık takvimi karşılıyor” gibi sayıya bağlanmış bir yanıt. Ek çekim isterseniz gün ücretinin ne olacağını da baştan söylerler.
Kaçının: “Gerektiğinde geliriz” cevabı. Gerektiğinde, uygulamada hiçbir zaman anlamına geliyor. Çekim yoksa hesabınız hazır stok görsellerle döner ve işletmenizi diğer bütün işletmelere benzetir.
4. Hesaplar ve reklam varlıkları kimin adına açılacak?
Listedeki en pahalı soru bu. Instagram ile Facebook sayfanız, Meta işletme yöneticisi hesabınız, Google Ads hesabınız ve işletme profiliniz sizin adınıza açılmalı; ajans bunlara yönetici olarak eklenmelidir. Tersi olduğunda ayrılırken geçmiş veriyi, kampanya kurgusunu ve bazen sayfanın kendisini kaybedersiniz.
İyi cevap: “Hepsi sizin adınıza açılır, biz kullanıcı olarak ekleniriz, yollarımız ayrılırsa erişimimizi kaldırırsınız.” Bunu duyduğunuzda rahatlayabilirsiniz.
Kaçının: “Kendi panelimizden yönetiyoruz, siz uğraşmayın” yaklaşımı. Konunun ayrıntısını reklam hesabı kime ait olmalı yazısında anlattık; imza öncesi okumanızı öneririz.
5. Reklam bütçesi kimin kartından çıkacak?
Yönetim ücreti ile reklam bütçesi iki ayrı kalemdir; karıştırıldığında hem maliyet hem güven sorunu doğar. Sağlıklı kurgu şudur: bütçe doğrudan sizin ödeme yönteminizle platforma gider, ajans yalnızca yönetim ücretini faturalar.
İyi cevap: Harcamanın Meta ve Google tarafına sizin kartınızdan aktığı, yönetim ücretinin sabit ve ayrı durduğu bir düzen. Bizde reklam yönetimi aylık 9.000 ₺’dir ve reklam bütçesi bu tutarın dışındadır.
Kaçının: Bütçenin ajans kartından çıkıp size toplu fatura edilmesi ya da ücretin bütçenin yüzdesi olarak alınması. Yüzde modelinde ajansın çıkarı harcamayı büyütmektir, sizinki ise dönüş almak.
6. Kaç gönderi, hangi formatta, kaç revizyon?
“Aylık 12 içerik” cümlesi tek başına hiçbir şey anlatmaz. On iki kare görsel mi, sekiz görsel artı dört video mu, hikâyeler dahil mi, kaç tane dikey video var? Revizyon hakkı kaç tur?
İyi cevap: Format kırılımı yazılı verilir: şu kadar tek görsel, şu kadar dikey video, şu kadar hikâye, ayda şu kadar revizyon turu. Takvimin onaya hangi gün geleceği de bellidir.
Kaçının: Yalnızca toplam adet veren teklifler ve “sınırsız revizyon” vaadi. Sınırsız revizyon, uygulamada hiçbir işin bitmemesi demektir. Kapsamı yazılı almadan ilerlemeyin.
Şunu da sorun: içerik takvimi size kaç gün önceden ulaşıyor? Onayın ay başında toplu alınması hem sizin hem ekibin işini kolaylaştırır. Yayın sabahı gelen onay istekleri, uzun vadede bu ilişkinin en yorucu tarafı hâline geliyor.
7. Raporu kim hazırlıyor, içinde hangi sayılar var?
Rapor, bir ajansın kendini nasıl gördüğünü ele verir. Erişim ve beğeni rakamlarıyla dolu on beş sayfalık dosya çoğu zaman anlatacak sonucu olmadığını örtmek içindir.
İyi cevap: Kısa ve karar aldıran bir belge. İçinde harcanan reklam tutarı, gelen mesaj veya form adedi, başvuru başına maliyet, siteye giden ziyaretçi, hangi içeriğin tuttuğu ve önümüzdeki ay neyin değişeceği bulunur.
Kaçının: Panel ekran görüntüsünün rapor diye gönderilmesi ve raporu hazırlayan kişinin belirsiz kalması. Okuma yöntemini ajans raporu nasıl okunur yazısında adım adım anlattık.
8. Sözleşme kaç aylık ve çıkmak istersem ne oluyor?
Bu işte üç aylık taahhüt makuldür: ilk ay tanışma, ikinci ay ritim, üçüncü ay ilk gerçek veriler. On iki aylık cezalı taahhütler ise sizi memnun etmek yerine bağlamak üzerine kurulur.
İyi cevap: Süre, fesih bildirim süresi, devirde nelerin size teslim edileceği ve son ayın nasıl faturalanacağı yazılıdır. Ham fotoğraf ve video dosyalarının size verilip verilmeyeceğini mutlaka sorun; anlaşmazlıkların çoğu orada çıkıyor.
Kaçının: Cayma bedeli ağır, fesih maddesi bulanık, teslim listesi olmayan metinler. Bir de sözleşmesiz çalışma önerisi: iyi niyetli görünür, sorun çıktığında elinizde hiçbir şey kalmaz.
9. Benim sektörümde daha önce çalıştınız mı, ne öğrendiniz?
Sorunun asıl kısmı ikinci yarısı. Referans listesi göstermek kolaydır, o işten ne öğrenildiğini anlatmak zordur.
İyi cevap: Somut bir ders. Örneğin “kliniklerde tedavi öncesi ve sonrası görsellerini kullanamıyoruz, o yüzden anlatımı hekimin kendisi üzerinden kurduk” gibi. Sektörünüzde hiç çalışmamış olmaları kusur değil; nasıl öğreneceklerini anlatabilmeleri yeterli.
Kaçının: Her alanda deneyimli olduğunu söyleyip tek bir örnek anlatamayan ekip. Bir de sağlık, finans veya gıda gibi alanlardaki reklam sınırlarını hiç bilmeden vaat üretenler.
10. İlk üç ayda ne söz veriyorsunuz?
Bu bir dürüstlük testidir. İlk üç ayda garanti edilebilecek tek şey yapılan iştir: çekimin gerçekleşmesi, takvimin çıkması, gönderilerin zamanında yayınlanması, kampanyaların kurulup iyileştirilmesi ve raporun gelmesi. Sonuç hedeflenir, taahhüt edilmez.
İyi cevap: “Üçüncü ayın sonunda düzenli yayınlanan bir hesabınız, kurulmuş bir kampanya yapınız ve elinizde maliyet verisi olur; sonrasını rakam üzerinden konuşuruz.”
Kaçının: Takipçi sayısı garantisi, “ilk ay satışlarınız artacak” cümlesi ve arama sonuçlarında birinci sıra vaadi. Bunları duyduğunuzda önceki dokuz yanıt da şüpheli hâle gelir.
Ajansın Ankara’da olması ne kadar önemli?
Dürüst cevap şu: tek bir konu için çok önemli, geri kalan her şey için sanıldığı kadar değil.
Çekim günü için gerçekten önemli
Çok önemli olduğu yer çekim günü. Fotoğraf ve video çekimi fiziksel bir iştir; mağazanıza, kliniğinize, tesisinize ya da şantiyenize birinin gelmesi gerekir. Şehir dışındaki bir ekiple çalışırken bu ya yol masrafına dönüşür ya da tamamen kalkar; kalktığı anda hesabınız hazır görsellerle yürümeye başlar. Aynı şehirde olmak ayrıca ilk görüşmenin yüz yüze yapılmasını ve gerektiğinde ikinci bir çekimin hızla ayarlanmasını kolaylaştırır.
Geri kalan işler için fark etmiyor
Geri kalanı için konumun neredeyse hiç önemi yok. Metin yazımı, tasarım, kampanya kurulumu, hedefleme, raporlama ve onay akışı tamamen çevrimiçi yürüyor. “Buradaki müşteriyi daha iyi tanırız” iddiası da çoğu işletme için abartılı; ilçe bazlı hedefleme yapan biri o veriyi panelde zaten görüyor.
Bu yazının kapsamı bilerek dar tutuldu: yalnızca sosyal medya ve reklam tarafı. Site yaptıracaksanız bakılacak ölçütler farklıdır. Teslim süresi, altyapı, sahiplik ve bakım gibi başlıkları Ankara’da web tasarım firması seçerken yazısında tek tek yazdık.
Toplantıya götürebileceğiniz kısa tablo
Aşağıdaki tabloyu yazdırıp yanınıza alabilirsiniz. Solda soru, ortada aradığınız yanıtın kısa hâli, sağda ise duyduğunuzda geri adım atmanızı gerektiren ifadeler yer alıyor.
| Soru | İyi cevap neye benzer | Kaçının |
|---|---|---|
| Hesabıma kim bakacak? | İsim, görev dağılımı ve tek muhatap verilir | Kadro büyüklüğü övülür, isim çıkmaz |
| Kaç müşteriniz var? | Rakam söylenir, kapasite doluysa açıkça belirtilir | Müşteri adedi başarı gibi anlatılır |
| Çekim dahil mi? | Ayda kaç gün, ne kadar süre, ek gün ücreti nedir | “Gerektiğinde geliriz” ifadesi |
| Hesaplar kimin adına? | Varlıklar sizin adınıza, ajans yönetici olarak eklenir | Her şeyin ajans panelinde tutulması |
| Bütçe kimin kartından? | Harcama sizin kartınızdan, ücret sabit ve ayrı | Yüzde üzerinden ücret, toplu fatura |
| Kaç gönderi ve revizyon? | Format kırılımı ve revizyon turu yazılı | Yalnız toplam adet, sınırsız revizyon sözü |
| Rapor neye benziyor? | Maliyet, başvuru adedi ve gelecek ay planı | Kalabalık sayfalar, ekran görüntüsü yığını |
| Sözleşme koşulları ne? | Süre, fesih, teslim listesi net yazılmış | Ağır cayma bedeli veya sözleşmesiz çalışma |
| Sektörümü biliyor musunuz? | Somut bir ders ve öğrenme planı anlatılır | “Her alanda çalıştık”, örnek yok |
| Üç ayda ne söz veriyorsunuz? | Yapılacak iş taahhüt, sonuç hedef olarak konur | Takipçi garantisi, satış artışı vaadi |
Bu on soruyu sorduğunuzda karşınızdaki ekibin hazırlıklı olup olmadığı ilk beş dakikada anlaşılır. Emin olamadığınız tek bir madde kalırsa imzadan önce netleştirin; sonraya bırakılan her konu pahalıya mal oluyor. Kendi çalışma biçimimizi bu başlıklar üzerinden dinlemek isterseniz teklif sayfamızdan yazın, hepsini aynı sırayla cevaplayalım.



